Dil ve Din ilişkisi

Dilbilgisi, dinî metinlerin hatasız yazılması ve okunması çabasından doğmuştur. Eski Hintte M.Ö. X. yüzyılda dinî metinler derlenerek yazıya aktarılmıştır.
Veda adı verilen bu kitaplar dinî metinlerin ilk örnekleri olarak kabul edilir.
Yeryüzünde dinsiz insan vardır ama dinsiz toplum yoktur. Dinin doğru anlaşılabilmesi için dili doğru anlamanın önemi çok büyüktür. Batıda Rönesans hareketlerinin İncil'in Almanca, İngilizce ve Fransızca gibi dillere çevrilmesinden sonra başlaması bunun en önemli kanıtıdır. Bilindiği gibi matbaa 1450 yılında J. Gutenberg tarafından bulundu. Bu matbaada basılan ilk eser ise "Kitab-ı Mukaddes" adıyla İncil oldu. Böylece İncil bütün Hristiyan âlemine matbaa yoluyla yayıldı. Osmanlı İmparatorluğunda yaşayan Yahudiler, Ermeniler ve Rumlar 1493 yılında matbaayı kullanmaya başladılar. Ancak, Şeyhülislam Türkçe kitap basımına izin vermedi Böylece Batıda Rönesansın başladığı dönemlerde Osmanlı İmparatorluğu basılı kitaplardan yoksun kaldı. Türkçe kitapların matbaada basılmasına 1727'de izin verildi. Bu durumda matbaa ülkemizde tam 277 yıl sonra kullanılmaya başlandı. Bilim ve tekniğin, hızla geliştiği dönemlerde, matbaanın ülkemizde kullanılmaması ne korkunç bir
hata ve gaflettir. Bütün bu hatalarda Türk'lerin Kuran'ı Türkçe olarak okuyamamalarının büyük payı vardır. Kuran'da, anlamını bilmeden Kuran okumanın yararsız olduğu belirtilmektedir. Kuran'ın ilk çevirisi 1338 yılında Arapçadan Türkçeye Çağatay Lehçesinde yapılmış, fakat yaygınlaşamadığı için Türklere bir yararı olmamıştır. Kuran, yüzyıllar boyu Arapça okunduğundan araya dil engeli girmiştir.
Dolayısıyla, Müslümanlık doğru olarak anlaşılamamış, bir yığın hurafeler ve gerçek dışı fikirlerle Türk milletinin beyni yıkanarak ülkemiz bilimsel yönden çağın gerisinde kalmıştır. Oysa İslâmiyet, yer yüzünde bilime en çok değer veren dindir. Şu âyet ve hadisler, İslâmiyetin bilime ne kadar önem verdiğini gösteren bazı örneklerdir: 

Yaratan Rabbi'nin adıyla oku! O. insanı bir aşılanmış yumurtadan
yarattı. Oku! İnsana bilmediklerini belleten, kalemle (yazmayı) öğreten
Rabbin, en büyük kerem sahibidir."
(Alak.Suresi : 1-5 Ayetler)
" Rabbim. benim ilmimi artır" de."
(Tâ-Hâ Suresi. 114. Ayet)
 
• "De ki: Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu? Doğrusu ancak akıl
sahipleri bunları hakkıyla düşünür."
(Zümer suresi, 9. Ayet)
Ayrıca hadislerde de bilime verilen önem vurgulanır:
• "insanlar ikiye ayrılır: Bilginler ve bilgi elde etmeye çalışanlar. Bunların
dışındakilerde hayır yoktur."
• "Bilgin kişinin yüzüne bakmak ibadettir."
• "Kendisinden bilgi elde ettiğiniz adamı da büyük sayın, ağırlayın, kendisine bilgi bellettiğiniz adamı da."
• "Bilginler yer yüzünün ışıklandır, peygamberlerin halifeleridir, benim
varislerimdir. peygamberlerin varisleridir."
• "Bilgi elde etmeye çalışmak, dine ne de güzel bir yardımdır."
• "Bilgi elde etmeye uğraşan kişi, Müslümanlığın direğidir."
• "Bilginle ibadet eden arasında yetmiş derece vardır."
• "Bir an bilgiyle meşgul olmak, bir an kitaba, yazıya bakmak, altmış yıl
ibadet etmekten hayırlıdır." 

Post a Comment

Daha yeni Daha eski